Bilgilendirme:

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI BAZI TÜRK KREDİ ALANLARA HAFTALIK RAPORLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRDİ

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI BAZI TÜRK KREDİ ALANLARA HAFTALIK RAPORLAMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ GETİRDİ

2018 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (“TCMB”) bazı Türk gerçek ve tüzel kişilerin döviz pozisyonlarını etkileyen işlemlerini TCMB'ye bildirme zorunluluğunu getirmiştir. 2018 yılında yayımlanan ‘Döviz Pozisyonunu Etkileyen İşlemlerin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından İzlenmesine İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’ uyarınca (“Yönetmelik”) 15 milyon ABD Doları'nın üzerinde yabancı para borcuna sahip Türk şirketlerin yukarıda belirtilen işlemleri üçer aylık dönemlerde TCMB'ye bildirmeleri gerekmektedir. Bu Yönetmelik, diğerleri ile birlikte, yabancı para pozisyonlarını, nakit akışını ve türev ürünleri takip etmek amacıyla oluşturulmuştur.

15 milyon ABD Doları eşiğini karşılayan birkaç Türk borçlunun 8 Haziran 2020 tarihinde TCMB'den üç aylık raporlama yükümlülüğünü genişleten resmi bir mektup aldığı ve TCMB'nin bu borçluların 16 Haziran 2020 tarihinden başlayarak her hafta döviz pozisyonlarını etkileyen işlemlerini bildirmelerini talep ettiği rapor edilmiştir. 15 milyon ABD Doları üzerinde döviz borcu olan tüm Türk borçlulara bu TCMB mektubunun gönderildiği düşünülmektedir.

Üç aylık raporlar Uluslararası Finansal Raporlama Standartları'na (“UFRS”) uygun olarak sunulurken, TCMB tarafından gönderilen mektup Türk borçlulara haftalık raporlar için daha basit bir formun kullanılabileceğini bildirmektedir. Bu, TCMB'nin, UFRS'yi karşılamayan bir raporlama standardına dönerek haftalık raporlama zorunluluğunun Türk borçlular üzerinde oluşturduğu yükü hafifletmeye çalıştığı şeklinde yorumlanmaktadır.

TCMB mektubu, haftalık raporların gönderilmemesinin durumunda ortaya çıkacak sonuçlara değinmemekle birlikte, üç aylık raporlar için oluşturulmuş cezaların burada da mukayeseli olarak uygulanması halinde, Türk borçluların yetkilileri veya ilgilileri para cezaları ile karşı karşıya kalabilecektir. İlgili mevzuat uyarınca raporun yollanmaması idari bir ihlal değil, bir suç eylemi olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla tam, kısmi veya uygun şekilde raporlama yapılmaması durumunda, TCMB'nin şikâyeti üzerine cezai soruşturma başlatılacak ve olası para cezası Türk Ceza Kanunu uyarınca hesaplanacaktır.

Yeni değişikliği eleştirenler, ortaya çıkabilecek iki ana potansiyel probleme odaklanmaktadır. Bunlardan ilki haftalık raporlamanın Türk borçlulara yükleyeceği ağır yüktür. Haftalık raporlamanın, birçok Türk borçlunun sahip olmadığı bir altyapı ve teknik ve muhasebesel kapasiteyi gerektirdiği ileri sürülmektedir. Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin, TCMB'yi haftalık raporlama gereğini yeniden gözden geçirmeye çağırdığı ve bu gerekliliğin şirketlerin olağan işleyişine uymadığını ve külfetli olduğunu belirttiği bildirilmektedir.

Diğer bir konu ise, bu haftalık raporlama gerekliliğinin Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yürütülen Kamuyu Aydınlatma Platformu’na bir bildirim yapılması zorunluluğunu tetikleyip tetiklemeyeceğidir. TCMB'ye haftalık rapor sunması gereken 15 milyon ABD Doları'nın üzerinde yabancı para borcuna sahip halka açık şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu'na da ayrıca özel durum açıklaması yapıp yapmayacağı konusunda şuanlık Sermaye Piyasası Kurulu sessizliğini korumaktadır.

Finansman veya yeniden finansman anlaşmaları sırasında kredi verenlerin ve finansal kiralama yapan yabancı tarafların bu TCMB mektubuna dikkat edeceği şüphesizdir. Müvekkillerimizi ve büromuz dostlarını ortaya çıkacak yeni gelişmelerden haberdar tutacağız. Herhangi bir sorunuz olması veya yardımcı olabileceğimiz bir konu olması durumunda bankacılık ve finans ekibimizle iletişime geçmekten lütfen çekinmeyiniz.

ETİKETLER

yatırım, gayrimenkul, ticaret, finans, e-ticaret, icra kabiliyeti, enerji, bilgi teknolojileri, bağımsız denetim, dava, şahsi kefalet, esas sözleşme, şirketler, yönetmelik, veri koruma

SON YAZILAR

Bilgileriniz kaydedilmiştir. Teşekkürler.